BDT’nin günümüzde popüler bir psikoterapi ekolü olmasının en önemli nedeni pek çok psikolojik sorunun düzelmesinde etkili olduğunun bilimsel araştırmalarda gösterilmiş olmasıdır. BDT yi bünyesinde barındıran Davranış Terapileri geliştirildikleri ilk günlerden beri yöntemlerinin etkisini bilimsel araştırmalarda incelemeyi ilke edinmiş psikoterapilerdir. Yöntemleri 1960 lardan bu yana klinik araştırmalarda sınanmış olduğu için günümüzde en güçlü bilimsel desteğe sahip terapi yaklaşımı olarak kabul edilirler. Sosyal kaygı bozukluğu, panik bozukluk ve agorafobi, yaygın kaygı bozukluğu gibi çeşitli anksiyete bozukluklarında, sağlık kaygısı, obsesif-kompulsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, yeme bozuklukları ve kişilik bozuklukları gibi geniş yelpazedeki psikolojik sorunlarda etkili olduğunu çok sayıda araştırma binlerce kişi üzerinde göstermiştir. Bu araştırmalar tedavi etkisinin kalıcı olduğunu ve tedavi sonrası dönemde kişilerin sorunlarında geri dönüşün (nüksün) düşük oranlarda olduğunu göstermiştir. Günümüzde bilimsel veriler ışığında hazırlanan ve klinisyenleri belirli psikolojik sorunları tedavi ederken seçmeleri gereken tedavilerle ilgili yönlendirme amacı güden uluslararası klinik uygulama kılavuzları pek çok sorunun tedavisinde ilk tercih edilmesi gereken terapi olarak Bilişsel ve Davranışçı Terapileri önermektedir.

